ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırı 12. güne girerken, Washington’ın çatışmaları sürdürmek için harcadığı günlük tutar Kongre’yi karıştırdı.
Kongre operasyonların hedefi, maliyeti ve olası sonuçlarına ilişkin gizli bir toplantı ile bilgilendirilirken Demokrat Senatör Chris Murphy, İran’a yönelik saldırıları “tutarsız ve eksik” olarak tanımladı.
“Hava saldırıları İran’ın nükleer kapasitesini yok edemeyecek”
Murphy, Trump’ın savaşı kamuoyu önünde savunamadığından toplantının gizli yapıldığını belirtirken, ABD’nin asıl hedefinin “İran’ın nükleer silah programını yok etmeyi içermediğini” belirten, hava saldırılarının İran’ın nükleer kapasitesini yok edemeyeceğini bildiklerini vurguladı.
Murphy, “İkinci olarak, ‘rejim değişikliği’nin de listede olmadığını doğruladılar. Yani, vergi mükelleflerinin yüz milyarlarca dolarını harcayacaklar, bir sürü Amerikalının ölümüne neden olacaklar ve muhtemelen daha da Amerikan karşıtı bir rejim iktidarda kalacak.” değerlendirmesinde bulundu.
‘İran’ı bombalamak için günde bir milyar dolar harcanıyor’
Demokrat Senatör Elizabeth Warren ise savaşın mali yüküne dikkat çekerek, “Açık olan tek şey, sağlık hizmetlerini kaybeden 15 milyon Amerikalı için para yokken, İran’ı bombalamak için günde bir milyar dolar harcanıyor” dedi.
İran’daki savaşın amacı hakkında yeminli ifade talebi
Öte yandan demokrat senatörler Trump’a mektup yazarak, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in İran’daki savaşın amaçları hakkında yeminli ifade vermelerini talep etti.
Mektupta, “Başlangıçta İran halkını ayaklanmaya ve rejimi devirmeye teşvik ettiniz. Ardından yönetiminiz hedeflerini İran askeri tesislerine yönelik saldırılarla sınırlı olarak tanımladı. Daha sonra, inanılmaz bir şekilde, Venezuela modeline benzer, uyumlu bir rejim figürü atanmasını istediniz. En son olarak, amacın ‘koşulsuz teslimiyet’ olduğunu iddia ettiniz ve ‘muhtemelen’ ABD kara kuvvetlerini İran’a göndermeyi önerdiniz.” ifadelerine yer verildi.
Söz konusu hedeflerin sürekli değiştiği, bunun da “net bir planın olmadığını kanıtlar nitelik taşıdığı” öne sürülen mektupta, “Dahası, bu durum, tarihe bakıldığında, muhtemelen daha fazla ABD kaybına ve vergi mükellefleri için artan maliyetlere yol açacak olan görev kapsamının genişlemesi riskini artırıyor.” değerlendirmesi yapıldı.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
