ABD yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında Mayıs ayında yapılması beklenen zirve öncesinde Çin’e yönelik enerji hamlesini gündeme aldı. Washington’un İran’ın petrol gelirlerini sınırlamaya dönük politikası kapsamında, Pekin’in büyük özel rafinerilerinden Hengli Petrochemical yaptırım listesine eklendi.
Stratejik eşik olarak görülüyor
Kararın ardından şirket hisseleri haftanın ilk işlem gününde yüzde 10’luk günlük kayıp limitine ulaşarak taban seviyeye geriledi. ABD daha önce Çin’de “teapot” olarak adlandırılan küçük ölçekli rafinerileri hedef alırken, Hengli’ye yönelik adımın kapsamı genişleten bir “stratejik eşik” olduğu değerlendiriliyor.
Günlük 400 bin varil ham petrol işleme kapasitesine sahip olan tesis, Çin’in en gelişmiş entegre rafinerileri arasında yer alıyor. Aynı zamanda Saudi Aramco’nun önemli müşterileri arasında bulunan şirket, Saf Tereftalik Asit (PTA) üretiminde de küresel ölçekte öne çıkıyor. Yaptırım kararının ardından Asya’daki en az iki büyük petrokimya müşterisinin siparişlerini iptal ettiği bildirildi.
“Asılsız” açıklaması ve yeni önlemler
Hengli Petrochemical, ABD’nin suçlamalarını “asılsız” olarak nitelendirirken, operasyonlarını sürdürebilmek adına üç aydan fazla ham petrol stokuna sahip olduğunu duyurdu. Şirket ayrıca, gelecekteki alımların ABD doları yerine Çin yuanı üzerinden yapılacağını açıkladı. Bu adım, küresel ticarette doların ağırlığının azaltılmasına yönelik yeni bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Zincirleme etki uyarısı
Enerji uzmanları, yaptırımların etkisinin yalnızca petrol sektörüyle sınırlı kalmayabileceğine dikkat çekiyor. Hengli’nin dolar bazlı ödeme sisteminden çıkmasının, Doğu Asya genelinde kimyasal, sentetik elyaf ve tekstil üretiminde hammadde tedarikini zorlaştırabileceği ifade ediliyor. Bu gelişmenin, Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle halihazırda yüksek seyreden maliyetlere ek baskı yaratabileceği belirtiliyor.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
