O’Neill’in, BP’nin son yıllarda tartışmalı hale gelen “yeşil dönüşüm” stratejisinin ardından şirketi yeniden petrol ve doğalgaz odaklı bir yapıya döndürmesi bekleniyordu. Ancak süreç, BP Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un yönetim kurulunun oy birliğiyle görevden alınmasıyla yeni bir krize dönüştü. Manifold hakkında “zorbalık” iddiaları gündeme gelirken, kendisi bu suçlamaları reddetti.
Yaşanan gelişmeler, BP’nin son üç yılda iki CEO ve iki yönetim kurulu başkanı değiştirdiği çalkantılı bir döneme denk geldi. Enerji piyasalarının küresel dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimlerle sarsıldığı bir süreçte şirketin üst yönetimindeki bu hızlı değişim, yatırımcılar arasında endişe yarattı.
“SAKİN AMA SERT BİR YÖNETİCİ”
Meg O’Neill, sektörde disiplinli ve doğrudan iletişim tarzıyla tanınıyor. Eski çalışma arkadaşları onu “sakin, pragmatik ve taviz vermeyen” bir lider olarak tanımlıyor. Şirket içi kaynaklara göre O’Neill, teknik detaylara hâkimiyeti ve operasyonel süreçlere odaklanmasıyla öne çıkıyor.
1970 doğumlu olan O’Neill, kimya mühendisliği ve okyanus mühendisliği eğitimi aldı; Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de yüksek lisans yaptı. Kariyerinin büyük bölümünü ABD’li enerji devi ExxonMobil’de geçiren O’Neill, daha sonra Woodside Energy’e geçerek CEO pozisyonuna yükseldi.
ENERJİ POLİTİKASINDA SERT ÇİZGİ
Görev yaptığı süre boyunca fosil yakıt yatırımlarını destekleyen O’Neill, enerji dönüşümüne mesafeli yaklaşımıyla biliniyor. Bu tutumu çevre örgütlerinin tepkisini çekerken, enerji sektörü içinde ise “istikrarlı ve gerçekçi” bir lider olarak değerlendiriliyor.
BP’nin yeni dönemde O’Neill liderliğinde borç azaltma, üretim verimliliğini artırma ve petrol-doğalgaz ağırlıklı portföye dönüş gibi hedeflere odaklanması bekleniyor. Ancak analistlere göre şirketin başarısı, yalnızca enerji stratejisiyle değil, aynı zamanda uzun süredir devam eden yönetim istikrarsızlığını sona erdirip erdiremeyeceğiyle de doğrudan bağlantılı olacak.
patronlardunyasi.com

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
