New York’taki otel çalışanları ile sektör temsilcileri arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı. Dünya Kupası ve ABD’nin 250. kuruluş yılı etkinlikleri öncesinde gündeme gelen grev ihtimali de böylece ortadan kalktı.
Otel ve Kumarhane İşçileri Sendikası ile yaklaşık 250 otelin işletmecileri arasında imzalanan 8 yıllık sözleşme kapsamında çalışanların taban maaşlarında dikkat çeken artışlar yapılacak.
Saatlik ücret 61 doları geçecek
Sendika tarafından paylaşılan bilgilere göre, şu anda saatlik ücreti 40 doların altında olan kat görevlilerinin maaşı 2034 yılına kadar 61 doların üzerine çıkacak.
Yeni sözleşmeyle birlikte çalışanların yıllık brüt gelirinin anlaşmanın altıncı yılında 100 bin doları aşacağı, sözleşme süresinin sonunda ise yaklaşık 110 bin dolara ulaşabileceği ifade edildi.
Dünya Kupası öncesi grev riski kalktı
Anlaşma, New York’a milyonlarca ziyaretçi çekmesi beklenen Dünya Kupası öncesinde olası bir iş bırakma krizinin önüne geçti.
Sendika yönetimi uzun süredir grev hazırlıkları yürütüyordu. Hatta Dünya Kupası döneminde “grev, protesto ve lokavt ihtimali” konusunda bilgilendirme yapılan özel bir internet sitesi de oluşturulmuştu.
Özellikle MetLife Stadium’da oynanacak Dünya Kupası finali sırasında yaşanabilecek bir grevin şehir ekonomisini olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyordu.
Artan maliyetler otel fiyatlarını etkileyebilir
Uzmanlar ise yükselen iş gücü maliyetlerinin otel fiyatlarına da yansıyabileceğini belirtiyor.
CoStar Group analisti Didio Pequeno, işletmelerin artan giderleri dengelemek için oda fiyatlarını yukarı çekmeye çalışacağını söyledi.
New York, ABD’nin en pahalı otel pazarları arasında yer alırken şehirde gecelik ortalama otel fiyatı yaklaşık 335 dolar seviyesinde bulunuyor.
Mamdani’den çalışanlara destek
Görüşme sürecinde otel çalışanlarına destek veren isimlerden biri olan Zohran Mamdani, anlaşmanın çalışanlar açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Mamdani, anlaşmanın şehir ekonomisini ayakta tutan çalışanlara “hayat değiştirici düzeyde mali istikrar” sağlayacağını belirterek, “Bir şehir ancak çalışanları orada yaşamayı karşılayabildiğinde gerçekten işler” dedi.
Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
