Tim Cook hangi liderlik maharetleriyle teknoloji dünyasına istikamet verdi

Tim Cook, on beş yıl boyunca dünyanın en değerli şirketlerinden birini yönettikten sonra bir Eylül tarihinde Apple bünyesindeki görevinden ayrılacak. Tim Cook ve onun tedarik zinciri ustalığı ile operasyonel dehası hakkında şirket genelinde birçok değerlendirme yapılması bekleniyor. Ancak teknoloji camiasında onun en belirgin özelliklerinden biri, olağanüstü bir dinleyici olması olarak öne çıkıyor. Liderlerin genellikle yüksek sesli, kendinden emin ve hızlı olmaları nedeniyle ödüllendirildiği modern iş dünyasında, Tim Cook tamamen farklı bir yaklaşım sergiliyor.

Yazar ve aynı zamanda yönetici koçu olan Kim Scott, Apple şirketinde iş görüşmesi yaptığı on altı yıl önceki deneyimini anlattı. Scott, Tim Cook ve onun bu eşsiz dinleme becerisini ilk kez o gün fark ettiğini ve bugün hala bunun üzerine düşündüğünü belirtti. Scott’un anıları, Tim Cook yönetimindeki şirketin neden uzun yıllar boyunca zirvede kaldığını gösteren önemli ipuçları barındırıyor. Şirket içi iletişim dinamikleri, yöneticilerin dinleme alışkanlıklarıyla doğrudan şekilleniyor.

Tim Cook liderlik sırrını sessizlikte buluyor

Apple şirketinin eski baş tasarımcısı Jony Ive, üniversite dersinde yöneticilerin en önemli rolünün sessiz olanlara söz hakkı vermek olduğunu söylemişti. Google eski tepe yöneticisi Eric Schmidt ise insanları her zaman yüksek sesli olmaya teşvik ederek geçmişte tam tersi bir yaklaşım benimsemişti. Her iki lider de herkesin duyulmasını sağlamak için kendi meşreplerine uygun farklı yöntemler kullandı. Harika liderler, kişisel tarzlarına uygun bir dinleme yolu buluyor ve ardından ekiplerinde herkesin birbirini dinlediği bir kültür yaratıyor.

Scott, Apple ile yapacağı kritik iş görüşmesinden hemen önce yakın bir arkadaşının kendisini özellikle uyardığını ifade etti. Arkadaşı, Tim Cook ile yapılacak yüz yüze görüşmede yöneticinin çok uzun sessizliklere izin verdiğini ve aradaki bu boşlukları aceleyle doldurma ihtiyacı hissetmemesi gerektiğini vurguladı. Bu açık uyarıya rağmen Scott, heyecanına yenik düştü ve ilk görüşmede oluşan derin sessizliğe büyük bir endişeyle tepki verdi. Durmaksızın konuşarak, geçmişte yaptığı bir yönetimsel hatayı niyet ettiğinden çok daha fazla detaylandırdı.

Sessiz dinleme stratejisi yöneticilere avantaj sağlıyor

Tam o sırada Scott, işini kaybetmesine neden olabilecek kadar büyük bir detayı açıklamak üzere olduğunu fark etti. Şans eseri bir deprem meydana geldi ve görüşmenin yapıldığı oda şiddetle sallanmaya başladı. Yazar, o an gerçek bir deprem tarafından kurtarıldığı için büyük bir rahatlama hissettiğini belirtti. Günümüzde Tim Cook ve onun izinden giden yöneticiler, birebir toplantılarda en az on dakika boyunca sadece sessizce dinlemeye çalışıyor.

Bu dinleme yöntemini uygulayan yöneticiler, dinleme esnasında yüz ifadelerini ve vücut dillerini tamamen tarafsız tutmaya özen gösteriyor. İnsanlar, karşılarındaki yöneticinin ne düşündüğünü bilmediklerinde kendi gerçek düşüncelerini çok daha rahat bir şekilde dile getiriyor. Çalışanlar, karşı tarafın duymak istediklerini söylemek yerine, dürüst geri bildirimlerde bulunmayı tercih ediyor. Böylece şirket içindeki olası iletişim sorunları, büyümeden önce tespit ediliyor.

Liderler farklı dinleme yöntemleri geliştiriyor

Ancak Tim Cook tarafından da sıklıkla başvurulan bu sessiz dinleme yönteminin bazı iletişimsel dezavantajları da bulunuyor. Yöneticinin ne düşündüğünü bilmeyen çalışanlar, bunu sürekli olarak tahmin etmeye çalışırken ciddi bir zaman kaybediyor. Hatta bazı kişiler, sessiz bir dinleyicinin karşı tarafın yanlış bir şey söylemesini bekleyen gizli bir tuzak kurduğunu bile düşünüyor. Bu nedenle sessiz dinleyicilerin, insanları rahatlatmak için belirli adımlar atması ve iletişim kanallarını şeffaf tutması gerekiyor.

Başkalarının ne düşündüğünü söylemesini sağlamak için yöneticilerin de zaman zaman kendi fikirlerini açıkça belirtmeleri önem taşıyor. Aksi takdirde çalışanların yöneticileriyle bağ kurması, empati yapması ve onlara güvenmesi zorlaşıyor. Tim Cook elbette görüşmelerde her zaman tamamen sessiz kalmadı; ancak genelde çok sessiz olduğu için, konuştuğunda herkes onun ne söyleyeceğini pür dikkat dinliyordu. Konuştuğunda ise ses tonu düşük olsa da, aktardığı düşünceler her zaman son derece net ve anlaşılır oluyordu.

Yeni yönetim kültürü çalışanları destekliyor

Sessiz dinleme yaklaşımı birçok yönetici için işe yarasa da, her lider bu yöntemi doğal bir şekilde uygulayamıyor. Neyse ki teknoloji ekosistemindeki yöneticiler için farklı dinamiklere dayanan başka dinleme modelleri de bulunuyor. Sessiz dinleme insanlara konuşmaları için geniş bir alan bırakmayı içerirken, yüksek sesle dinleme modeli onlardan doğrudan bir tepki almayı amaçlıyor. Örneğin Steve Jobs, toplantı masasına çok güçlü ve iddialı bir bakış açısı koyuyor ve çalışanlarından buna bir yanıt vermelerini istiyordu.

Stanford Üniversitesi mühendislik profesörü Paul Saffo, bu aktif tekniği zayıfça tutulan güçlü fikirler olarak tanımlıyor. Saffo’ya göre, toplantılarda güçlü veya sıra dışı pozisyonlar ifade etmek, daha iyi bir ortak cevaba ulaşmanın oldukça etkili bir yolu olarak görülüyor. Yönetim kademesinin çalışanları anlama ve dinleme stratejilerinde benimsediği bu çeşitli yaklaşımlar, şirketlerin uzun vadeli büyüme trendlerini ve kurumsal dayanıklılığını yapısal olarak güçlendirmeye devam ediyor.

Exit mobile version