featured

ABD’nin 60 günlük muafiyet kararı sonrası İran, denizlerde biriken petrolünü Asya’ya satmak için harekete geçti

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Barış görüşmeleri sürerken gelen bu kritik hamleye karşın Asyalı rafineriler, tedariklerini çoktan güvenceye aldıkları ve Washington’ın politikasındaki dalgalanmalardan çekindikleri için acele etmiyor.

ABD’nin İran menşeili petrol ürünlerine yönelik tanıdığı 60 günlük geçici lisansın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Tahran yönetimi küresel pazara geri dönmek için agresif bir diplomatik ve ticari atak başlattı.

Bloomberg’in piyasa kaynaklarından edindiği bilgilere göre, aracıların yanı sıra İran Ulusal Petrol Şirketi temsilcileri, resmi muafiyet kararı henüz ilan edilmeden önce bile Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerdeki rafinerilerle temasa geçti.

Yaptırımlar nedeniyle uzun süredir neredeyse tamamen Çin pazarına bağımlı kalan İran, bu geçici uygulamayı fırsat bilerek hem alıcı tabanını genişletmeyi hem de aylardır deniz tankeri filolarında bekleyen stokları hızla nakde çevirmeyi amaçlıyor.

Sürecin aciliyeti, denizlerde biriken arzın büyüklüğünden kaynaklanıyor. Veri analiz firması Vortexa’nın rakamları ve Bloomberg’in hesaplamalarına göre, muafiyet kararının çıktığı tarih itibarıyla tankerlerde yaklaşık 68 milyon varil ham petrol ve kondensatın beklediği görülüyor.

Daha da önemlisi, bu devasa hacmin en az yüzde 80’inin henüz net bir varış rotası bulunmuyor ve bu durum söz konusu petrolü yeni alıcılar için doğrudan hazır hale getiriyor.

İranlı yetkililer, acil elden çıkarılması gereken bu spot kargoların yanı sıra, üretimi kalıcı olarak artırma planları çerçevesinde Asyalı devlerle uzun vadeli tedarik sözleşmelerini de masaya yatırmak istiyor.

ASYALI RAFİNERİLER TEMKİNLİ

Tahran’ın bu büyük acelesine karşın, Asya’daki petrol alıcıları cephesinde oldukça sakin ve temkinli bir bekleyiş hakim. Hürmüz Boğazı’nda aylarca süren ablukalar nedeniyle arz güvenliğini tehlikeye atmak istemeyen bölge ülkeleri, alternatif kaynaklardan yaptıkları alımlarla depolarını çoktan doldurmuş durumda.

Analistler, özellikle Hindistan gibi devasa ithalatçıların ağustos ayına kadar olan tüm petrol ihtiyaçlarını önceden planlayıp güvence altına aldıklarını, bu nedenle kısa vadede İran petrolüne yönelmek için ekonomik bir zorunluluk hissetmediklerini belirtiyor.

Piyasadaki bu isteksizliğin arkasında lojistik ve finansal çekinceler de önemli bir rol oynuyor. Trump yönetiminin yaptırım politikalarındaki ani fikir değişiklikleri ve kararsızlıkları, Asyalı şirketlerin uzun vadeli plan yapmasını zorlaştırıyor.

Ayrıca Avrupa Birliği ve İngiltere’nin yaptırımlarının hâlâ yürürlükte olması, ticaretin finansmanı ve tanker sigortası gibi hayati süreçleri çıkmaza sokuyor.

Birçok Asya limanının, İran petrolünü taşımaya devam eden ve “hayalet filo” olarak adlandırılan denetimsiz tankerleri limanlarına kabul etmemesi de Tahran’ın bu 60 günlük süreyi tam kapasiteyle değerlendirmesinin önündeki en büyük engellerden biri olarak değerlendiriliyor.

patronlardunyasi.com

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
ABD’nin 60 günlük muafiyet kararı sonrası İran, denizlerde biriken petrolünü Asya’ya satmak için harekete geçti
Giriş Yap

Beyaz Yakarış ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!