Otuz altı yaşındaki Amerikalı Bradley Krae, Amerika Birleşik Devletleri’ni terk ederek Çin’e yerleşti. Dört kişilik ailesiyle birlikte Shenzhen kentinde yaşamını sürdüren Amerikalı, burada kendi deyimiyle yepyeni bir hayata başladı. Aylık bin dolar kira ve yüz dolar mutfak masrafı ile yüksek standartlarda bir yaşam süren Amerikalı, bu durumu kendi Amerikan rüyası olarak tanımladı.
Çocukluğunda Kaliforniya’da doğmuş ve Arizona, Kolorado, Kuzey Karolina, Virjinya, Montana ile Oklahoma gibi farklı eyaletlerde yaşamıştı. Uzun süre hiçbir yeri tam anlamıyla evi olarak benimseyememişti. İki bin on altı yılında yirmi yedi yaşındayken İngilizce öğretmeni olarak Çin topraklarına adım atmıştı. Arabasını satarak aldığı uçak biletiyle yola çıkan Amerikalı, hayatında ilk kez ülkesinin dışına çıkmıştı.
Amerikalı göçmen Asya kıtasında aile kurdu

Asya kıtasındaki ilk dört yılı boyunca Kamboçya ve Tayland gibi farklı ülkeleri ziyaret etmişti. Seyahat etmeyi cesaretini test etme ve dünya görüşünü genişletme fırsatı olarak görmüştü. Bu süreçte Fransızca öğretmeni olarak çalışan eşiyle tanışmış ve bir aile kurmuştu. Eşinin ailesi Çin kökenli olduğu için pandemi döneminde Tahiti adasına taşınmışlardı.
Beş yılın ardından iki çocuk sahibi olan çift, iki bin yirmi beş yılının Haziran ayında Shenzhen şehrine geri döndü. Şehri gerçek evleri olarak gören Amerikalı, ilk öğretmenlik işinin kendisine bu hayatı sunduğunu belirtti. Tesadüfen bulduğu bu işin, bugünkü ailesine ve yaşam standartlarına kavuşmasında kilit rol oynadığını ifade etti.
Uygun maliyetler lüks bir yaşam sunuyor

Şehre döndükten sonra aylık yaklaşık dört bin dolar kazançla İngilizce öğretmenliğine devam etti. Aile, üç yatak odalı bir daire için aylık bin dolar civarında kira ödüyor. İnternet bağlantısı için yirmi dokuz dolar, elektrik tüketimi için ise ortalama yüz dolar harcıyorlar. Dört kişilik ailenin aylık mutfak masrafı yaklaşık yüz dolar seviyesinde bulunuyor.
Dışarıda yemek yediklerinde toplam hesabın on doları geçmesi nadir görülen bir durum olarak öne çıkıyor. Sağlık hizmetleri için ayda doksan dolar ayırıyorlar. Amerikalı, tek başına yaşadığı dönemdeki aylık masraflarının sadece dörtte birini ödediğini vurguluyor. Bu düşük maliyetler, ailenin finansal olarak rahat bir nefes almasını ve lüks bir yaşam sürmesini sağlıyor.
Teknoloji başkenti fütüristik bir deneyim yaşatıyor

Krae, Shenzhen şehrini Silikon Vadisi ile New York’un birleşimi olarak görüyor. Şehir, uçan dronların on beş dakikada yemek teslim ettiği ve otonom taksilerin neon ışıklı sokaklarda dolaştığı bir teknoloji başkenti olarak faaliyet gösteriyor. Amerikalı adam, bu dinamik yapının kendisine sürekli gelecekte yaşadığı hissini verdiğini ekliyor.
Şehirdeki toplu taşıma sistemi oldukça gelişmiş ve verimli çalışıyor. Metronun şehrin her noktasına ulaşması ve bilet fiyatlarının otuz sent civarında olması ulaşımı kolaylaştırıyor. Amerikalı göçmen, günlük hayatında cüzdan veya anahtar taşımaya ihtiyaç duymadığını söylüyor. Ödemelerini telefonundaki QR kodlar veya el izi gibi biyometrik verilerle hızlıca gerçekleştiriyor.
Güvenli ortam çocuk yetiştirmeyi kolaylaştırıyor

İki bin yirmi beş yılında eşinin tavsiyesiyle sosyal medyada içerik üretmeye başlayan Amerikalı, kısa sürede büyük bir takipçi kitlesine ulaştı. Bu gelişme, kendisine şubat ayında pazarlama müdürü olarak tam zamanlı bir iş kapısı açtı. Mevcut işinden aylık üç bin beş yüz dolar, ek işlerinden ise bin iki yüz dolar kazanç elde ediyor. Esnek çalışma saatleri sayesinde masa başında saatlerini harcamak zorunda kalmıyor.
Şehirde binden fazla park ve sayısız kapalı oyun alanı bulunuyor. Silahlı şiddet gibi güvenlik endişelerinin olmaması, ebeveynlerin aşırı korumacı olmadan çocuklarını rahatça yetiştirmesine olanak tanıyor. Çocukların devam ettiği devlet destekli anaokulunun dönemlik ücreti, yemekler dahil olmak üzere her iki çocuk için toplam üç yüz dolar tutuyor. Hem okuldaki hem de marketlerdeki gıdaların kalitesi, ailenin genel refah algısını ve uzun vadeli sürdürülebilir yaşam trendlerini olumlu yönde şekillendirmeye devam ediyor.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
