Dubai ve Kuzey Emirlikleri Türk İş Konseyi Başkanı Kanat KUTLUK
2024 yılının aralık ayında eşim ve çocuklarımla birlikte ilk kez Kamboçya’dan Vietnam’a, Mekong Deltası boyunca ilerleyen butik bir nehir teknesinde 4 gece geçirdik. Bir aile seyahati gibi başlayan bu yolculuk, benim için kısa sürede Vietnam’ın kalkınma hikâyesini sahada izleme fırsatına dönüştü.
Mekong Deltası, Vietnam’ın sadece tarımsal değil, ekonomik ve demografik omurgalarından biri. Yaklaşık 100 milyonluk nüfusun yüzde 20’si, bu nehrin suladığı verimli topraklarda, nehir kenarına yaslanmış yerleşimlerde yaşıyor. Pirinç tarlalarıyla başlayan üretim, bugün gıda işleme, lojistik ve sanayiyle tamamlanmış durumda. Vietnam’ın başarısı da burada yatıyor: tarımı terk etmeden, sanayiyle taçlanan bir kalkınma modeli.
Yolculuğun sonunda ulaştığımız Ho Chi Minh City, bu dönüşümün en net yansıması. Modern altyapısı, finans merkezleri, üretim alanları ve yaşam kalitesiyle küresel metropollerin sunduğu hemen her imkânı sağlıyor. Ancak bu modernlik, reel ekonomiden kopuk değil. Aksine, ihracat ve üretimle beslenen sağlam bir temel üzerine kurulu.

YATIRIMLARDA ÇİN’İN ALTERNATİFİ
Bugün Vietnam ekonomisi yaklaşık 430 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış durumda. Son on yılda ortalama yüzde 6–7 bandında büyüyen ülke, Asya’nın en istikrarlı yükselen ekonomileri arasında gösteriliyor. Elektronik, tekstil, mobilya, makine ve otomotiv yan sanayinde küresel tedarik zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası hâline geldi. Çin’e alternatif arayan Batılı şirketlerin yatırımları da bu süreci hızlandırıyor.
Türkiye–Vietnam ticaret hacmi son yıllarda istikrarlı biçimde artıyor ve 3 milyar dolar seviyesine yaklaşmış durumda. Türkiye’den Vietnam’a makine, demir-çelik ürünleri, kimyasallar ve inşaat malzemeleri ihraç edilirken; Vietnam’dan Türkiye’ye elektronik, tekstil ve tüketim ürünleri geliyor. Ancak mevcut rakamlar, iki ülkenin potansiyelini tam olarak yansıtmıyor. Doğru iş birlikleriyle bu hacmin orta vadede çok daha yukarılara taşınması mümkün.
Bu potansiyelin sahaya yansıdığını Türk iş insanlarından da giderek daha sık duyuyoruz. Ankara’nın önemli sanayi kuruluşlarından GEMAK firmasının sahibi ve yöneticisi hanımefendinin, Vietnam’da yürüttükleri projeleri anlatması bu açıdan çok değerliydi. Planlı ilerleyen bir kamu yapısı, disiplinli ve öğrenmeye açık iş gücü, uzun vadeli düşünen yerel ortaklar… Sahadaki tablo oldukça net.
Tam da bu noktada, konuyu Dubai’de Dubai Ticaret Odası çatısı altında birlikte ve yakın çalıştığımız Vietnam İş Konseyi Başkanı Harry Nguyen Thanh Tuan’a sordum. “Yeni Vietnam”ı tarif ederken özellikle altını çizdiği husus, ülkenin artık ucuz iş gücüne dayalı büyüme modelini bilinçli şekilde geride bıraktığıydı.

İNOVASYON VE BİLGİ, KAMU YÖNETİMİNİ YÖNLENDİRİYOR
Nguyen’in paylaştığına göre, 22 Aralık 2024’te yayımlanan 57-NQ/TW Kararı; bilim, teknoloji, yenilik ve dijital dönüşümü, Vietnam’ın hızlı, sürdürülebilir ve yüksek kaliteli kalkınmasının ana itici güçleri olarak tanımlıyor. Bu alanlar, yalnızca politika başlıkları değil; Vietnam’ın yeni ulusal kalkınma modelinin temel direkleri olarak konumlandırılıyor. Hedef; üretkenliği, küresel rekabet gücünü, yönetişim verimliliğini ve stratejik özerkliği aynı anda artırmak.
Teknolojiyi büyümenin merkezine alan bu yaklaşımın hedefleri net: yüksek katma değerli bir ekonomik yapıya geçiş, hızlı ama istikrarlı büyümenin sürdürülmesi, küresel rekabet gücü ve stratejik özerkliğin güçlendirilmesi, yaşam standartlarının yükseltilmesi ve 2030’a kadar modernleşmiş, 2045’e kadar ise yüksek gelirli bir ülke konumuna ulaşmak.
Bu vizyonun dikkat çekici tarafı, inovasyon ve bilginin artık sadece söylem değil, tüm kamu yönetimini yönlendiren temel ilkeler hâline getirilmiş olması. Vietnam, bilim ve teknoloji temelli bu dönüşümle orta gelir tuzağından çıkmayı ve uzun vadeli kalkınma hedeflerini kalıcı kılmayı amaçlıyor. Bu da özellikle ileri üretim, yarı iletkenler, yapay zekâ, büyük veri, yeşil teknolojiler, enerji dönüşümü ve sağlık teknolojileri gibi alanlarda uluslararası ortaklar için önemli fırsatlar yaratıyor.
TÜRK İŞ İNSANLARI İÇİN GÜÇLÜ POTANSİYEL
Türkiye ile Vietnam arasında coğrafi mesafe büyük olsa da tarihsel deneyimler ve insan yapısı açısından güçlü benzerlikler var. Yüzyıllar boyunca başta Çin olmak üzere farklı güçlere karşı mücadele etmiş; son yüzyılda Fransa ve Amerika ile zorlu süreçler yaşamış bir ülke Vietnam. Bu tarih, toplumda dirençli, pragmatik ve çalışkan bir yapı oluşturmuş. Türkiye’ye hiç yabancı olmayan bir hikâye.
Bu noktada Dubai’nin rolü giderek daha stratejik hâle geliyor. BAE’de hızla büyüyen Vietnamlı iş topluluğu, Dubai’nin tarafsız, iş dostu ve küresel bağlantıları güçlü ortamını doğal bir buluşma noktasına dönüştürüyor. Vietnam İş Konseyi’nin Dubai merkezli yoğun çalışmaları da bu süreci destekliyor.

Dubai Türk İş Konseyi olarak önümüzdeki dönemde Vietnam İş Konseyi ile daha yakın ve yapısal bir iş birliği içinde olmayı hedefliyoruz. İki ülke iş dünyasının Dubai üzerinden bir araya gelmesi; sadece ticaret hacmini değil, uzun vadeli yatırım ve ortak üretim fırsatlarını da beraberinde getirebilir.
Vietnam bugün yüksek sesle konuşmuyor. Ama net hedefleri, disiplinli yapısı ve uzun vadeli vizyonuyla emin adımlarla ilerliyor. Mekong’un sakin ama kararlı akışı gibi… Türk iş insanları için Vietnam artık uzak bir Güneydoğu Asya ülkesi değil; doğru okunduğunda ve doğru platformlarda bir araya gelindiğinde, güçlü bir stratejik ortak olma potansiyeli taşıyor.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
