Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, geçmiş soykırımlarda dünyanın BM Güvenlik Konseyini “Zamanında harekete geçmediniz.” sözleriyle eleştirdiğini belirterek, “(Gazze’de) Soykırımı önlemek için harekete geçecek misiniz? Önceden uyarıldınız. ‘Ne olduğunu bilmiyorduk.’ diyemeyiz.” ifadelerini kullandı.
Fletcher, BBC’ye verdiği demeçte İsrailli bakanların Gazzelileri başka bölgelere gönderme yönündeki açıklamalarının etnik temizlik anlamına gelip gelmediğiyle ilgili değerlendirmede bulundu.
“Bu, nüfusun zorla yerinden edilmesidir. Mahkemeler, bu duruma ne diyeceğimize karar verecektir.” ifadelerini kullanan Fletcher, Gazzeliler açlıkla mücadele ederken gıda yardımlarının İsrail tarafından sınırda bekletildiğini söyledi.
Fletcher, İsrail’in “Hamas yardımları çalıyor.” iddiasına da yanıt vererek, “Çok küçük oranda bir yardım Hamas tarafından çalındı. Bu risk, çok karmaşık ve askeri kontrol altındaki ortamlarda her zaman vardır. Ben de yardımların Hamas’a gitmesini istemiyorum. Tarafsız, orantılı ve bağımsız olmak bizim prensibimizdir. Amacımız, yardımların Hamas’a değil sivillere gitmesidir.” diye konuştu.
“Soykırımı önlemek için harekete geçecek misiniz?”
Fletcher, 20 Mayıs’ta yaptığı, “48 saat içinde ulaşamazsak 14 bin bebek ölecek.” açıklamalarına yönelik eleştirilere dikkati çekerek, saat vermekte hata ettiğini ancak bu riskin uzun vadede geçerli olduğunun altını çizdi.
BM’nin 10 bin kamyonu dolduracak kadar yardım malzemesinin hazır olduğuna işaret eden Fletcher, BM Güvenlik Konseyine yönelik “Gazze’de soykırımı önleyin” çağrısına ilişkin şunları kaydetti:
“Tarih bizi yargılayacak. Tarihin bizi yargılamada sert olacağını düşünüyorum. Böyle de olmalı. Güvenlik Konseyinde cümlelerimi dikkatle seçtim. Yine öyle yapacağım. Güvenlik Konseyini uyarmak istiyorum. Geçmiş olaylarda, Ruanda’da, Srebrenitsa’da ve Sri Lanka’da yaşananlardan sonra dünya bize zamanında harekete geçmediğimizi, dünyayı soykırımı önlemek için uyarmadığımızı söyledi. Dünyaya ve Güvenlik Konseyine uyarım da budur. Soykırımı önlemek için harekete geçecek misiniz? Önceden uyarıldınız. ‘Ne olduğunu bilmiyorduk.’ diyemeyiz.”

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
