featured

Çin’in az toprak inhisarında kırılma! Global talep 40 yıllık hakimiyeti sarsıyor

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çin’in nadir toprak elementlerinde hakimiyeti giderek güçlenirken, Pekin son 40 yılda küresel üretimin yaklaşık yüzde 90-95’ini kontrol ediyor. Pekin’in nadir toprak elementlerindeki bu üstünlüğü Oilprice’ın haberine göre yıllara yayılan bir fiyat stratejisine dayanıyor.

Çin’in rakipleri yok eden stratejisi

Çin nadir toprak elementlerinde güçlü olmakla yetinmeyerek rakiplerini de yok etti. Bunun için Çin tarafından kontrol edilen Asya Metal Endeksi’ni (AMI) kullanıldı. Bu endeks yıllarca nadir toprak elementlerinde küresel fiyatlandırma ölçütü olurken hem arzı hem de fiyat referansını kontrol eden Pekin, böylece fiyatları kendi stratejik çıkarlarına göre belirleyebilecek konuma ulaştı. Oilprice’ın analizine göre, Batı’da yeni projeler ortaya çıktığında fiyatlar düşürülerek küresel piyasa ucuz ürünle dolduruldu. Böylece yatırımlar kârsız hale geldi, projeler durdu veya şirketler iflas etti.

2000’lerin başı, 2010-2011 ve 2015-2016 dönemlerinde aynı döngü tekrarlandı. Batı her yeni girişimde sermaye kaybederken Çin’in nadir toprak elementlerindeki tekel gücü daha da pekişti. 2010’da Çin ile Japonya arasındaki Senkaku Adaları krizi, nadir toprak elementlerinin ilk kez açık bir jeopolitik araç olarak kullanılmasına yol açtı. Çin’in Japonya’ya sevkiyatları durdurmasıyla fiyatlar kısa sürede fırladı. Disprosyum oksit gibi bazı ürünlerin fiyatı birkaç yıl içinde 10 kattan fazla arttı.

Birçok girişim kapandı ve şirketler iflas etti

Bu artış büyük yatırım dalgası yaratırken ABD, Kanada ve Avustralya’da yeni projeler başlatıldı. Ancak kriz yatışınca Çin ihracat kısıtlamalarını gevşetip piyasayı arzla doldurdu, fiyatlar hızla çöktü. Yüksek maliyetli projeler finansman bulamadı, birçok girişim kapandı ve önemli şirketler iflas etti. Süreç, Çin dışında bağımsız bir nadir toprak tedarik zinciri kurmanın imkansız hale geldiğini gösterirken, bu döngü her seferinde yatırımların çekilmesine ve rekabetin ortadan kalkmasına yol açtı.

Fiyat baskısından kurtulabilen az sayıdaki girişim ise bu kez teknoloji ve ekipman bağımlılığıyla karşılaştı. İşleme süreçlerinde kullanılan kritik teknoloji ve bakım bilgisi de büyük ölçüde Çin’in kontrolünde. Böylece sadece fiyat rekabetinde değil, teknoloji, süreç bilgisi ve tedarik zinciri bağımsızlığında da diğer şirketler geri kalırken Çin’in üstünlüğü daha da pekişti.

Talep yapısı değişmeye başladı

Ancak son dönemde artan jeopolitik riskler ve savunma politikaları nedeniyle talep yapısı değişmeye başladı. Analistlere göre nadir toprak elementlerine olan küresel talebin önümüzdeki on yılda 3-5 kat artması bekleniyor. Bu büyümenin arkasında ise piyasa koşullarından çok savunma ve ulusal güvenlik ihtiyaçları bulunuyor.

Nadir topraklar kritik sektörlerin temel girdisi oldu

Bu dönüşüm, veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısını büyüten Microsoft, savunma sistemlerinde nadir toprak elementlerine bağımlı RTX Corporation, havacılık ve otomasyon teknolojileri geliştiren Honeywell gibi büyük sanayi ve teknoloji şirketlerinde de etkisini gösteriyor. Nadir topraklar artık ticaret konusu değil, kritik sektörlerin temel girdisi olarak görülüyor.

Nadir toprak tedarik zincirinde yeni bir dönem

Öte yandan Çin’in üretiminin önemli bölümünü iç tüketimde kullanmaya başlaması ve ABD’nin 2027’de yürürlüğe girecek savunma tedarik kuralları, Çin dışı kaynaklara yönelik talebi yapısal olarak artırabilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor. Analistlere göre bu gelişmeler, küresel nadir toprak tedarik zincirinde yeni bir dönemin başlayabileceğine işaret ediyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Çin’in az toprak inhisarında kırılma! Global talep 40 yıllık hakimiyeti sarsıyor
Giriş Yap

Beyaz Yakarış ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!