Nurdoğan ARSLAN ERGÜN
Küresel ticaretteki zorlu sürece ve lojistik hatlardaki değişimlere rağmen Türkiye’nin ihracat menzilini genişletmeyi hedefleyen ve 271 milyar doları aşan ihracat hacmine yön veren Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) seçim maratonu hızlandı.
Birlik seçimlerinin tamamlanmasının ardından gözler haziran ayında yapılacak seçimli genel kurula çevrilirken, resmi olarak şu anda iki aday bulunuyor. İKMİB eski Başkanı Adil Pelister’in ardından mevcut Başkan Mustafa Gültepe de resmi olarak adaylığını açıkladı. Düzenlediği toplantıda “İşimiz üretim, gücümüzü de ihracattan alacağız” mesajı veren Gültepe, birçok ihracatçı birliği ve sektör kurulu başkanlarının desteğini aldı.
Türkiye ihracatının küresel pazarlarda yaşanan dramatik değişimler ve içerideki maliyet baskıları altında bir “dayanıklılık sınavı” verdiğini söyleyen Gültepe, “İlk dört yılda yapısal dönüşümün temellerini güçlendirdik. İkinci dört yıl ise Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefine giden yolculuğumuzda hızlanma dönemi olacak” dedi. Yeni dönemde katma değerli ihracatın artırılması ve yeşil dönüşüme ağırlık vereceklerini de kaydeden Gültepe, ayrıca “milli ihracat haftası” ile ihracat ekosistemini daha da güçlendirmek istediklerini açıkladı.
“Küresel fırtınalarda limana hasarsız yanaştık”
İlk dönem başkanlığının muhasebesini de yapan Mustafa Gültepe, “Kuzeyde dört yıldır devam eden Ukrayna Savaşı, güneyde İsrail’in Gazze’yi işgali, Suriye’de iç savaş ve rejim değişikliği, İran savaşı ve korumacılık eğilimleri küresel ticareti derinden etkiledi. İhracatçılar olarak bu gelişmelerin yansımalarını hissettik. Global ölçekte belirsizlikler artarken, ülkemizde 2023’ün ikinci yarısından itibaren uygulanmaya başlanan enflasyonla mücadele programı nedeniyle büyük bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldık.
Enflasyonla kur arasındaki farkın açılmasıyla birlikte dünyanın en pahalı ülkelerinden biri olduk. Hazır giyim, tekstil, deri, mobilya başta olmak üzere birçok sektörde rekabetçiliğimiz zayıfladı. Özetle küresel fırtınaların ortasında dört yıl boyunca zorlu bir yolculuk yaptık. Tüm olumsuzluklara rağmen üretime ve ihracata devam ettik” dedi. 2025’te yaklaşık 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı gerçekleştirildiğini hatırlatan Gültepe, “İhracat gemimizi hep rotasında tuttuk ve hasarsız bir şekilde limana yanaştırmayı başardık” ifadelerini kullandı.
“Kalkınmanın yolu üretim ve ihracat”
Türkiye’de kalkınmanın ve refah düzeyini yükseltmenin yolunun üretim ve ihracattan geçtiğini vurgulayan Gültepe, ekonomik büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesi gerektiğini belirtti. “Türkiye bu coğrafyanın en önemli üretim üssü” diyen Gültepe, şöyle devam etti: “Bazılarında küresel oyuncu, hatta lider olduğumuz 26 sektörümüzle mal ihracatı gerçekleştiriyoruz. Hizmet ihracatında da önde gelen ülkeler arasındayız. Mevcut potansiyelimizle çok daha üst sıralarda olmayı hak ediyoruz. Bu inançla Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılına Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma vizyonu ve hedefiyle başladık.
Stratejimizi ve oyun planlarımızı bu hedef doğrultusunda kurguladık. Türkiye toplam ihracatının yüzde 42’sini Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıyor. Ülkemiz için alternatifi olmayan AB pazarındaki payımızı korumak ve artırmak için tüm sektörlerimiz Yeşil Mutabakat’a uyumun yol haritası niteliğindeki sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladılar.” İhracatçılara sağlanan destekler hakkında da konuşan Gültepe, “İGE AŞ aracılığı ile 30 bine yakın firmamıza 212 milyar liralık kefalet desteği sağladık. Firmalarımızın uygun maliyetle finansmana erişimini kolaylaştırmak için İGE AŞ aracılığıyla Türk Ticaret Bankası’nı ihracat ailemize kazandırdık.
Bankamız bu yıl 110 milyar liralık finansman desteği verecek. ‘Vade(SİZ) İhracat Kredi Paketi’ ve ‘İhracata Tam Destek Paketi’ ile binlerce firmamıza düşük maliyetli finansman imkânı sunduk. İhracatçılarımızın reeskont kredisini düşük faiz oranıyla kullanmalarını sağladık. Yine ihracatçılarımız için halen yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin çıkarılmasını sağladık” dedi.
Ekosistemin tüm paydaşları bir arada olacak
Gelişmiş pazarlarda, yeni nesil ‘TİM Vizyon Heyetleri’ dönemini başlattıklarını ve dört yıllık başkanlık döneminde yapısal dönüşümün temellerini güçlendirdiklerini anlatan Gültepe, ikinci dört yılın ise Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefine giden yolculukta hızlanma dönemi olacağını söyledi.
Gültepe, şöyle devam etti: “Sadece tonaj olarak ihracatı arttırarak bu hedefe ulaşamayacağımızı biliyoruz. Katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknolojiyi, Ar-Ge’yi, inovasyonu, tasarımı, markalaşmayı ve ikiz dönüşümü kaldıraç olarak kullanacağız. İkiz dönüşümü küresel rekabette ülkemiz için avantaja dönüştüreceğiz.
Her yıl düzenleyeceğimiz milli ihracat haftasında ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirip Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturacağız. Rekabetçiliğimizi geri kazanmak için STK’larla birlikte çalışıp ekonomi politikalarının belirlenmesine katkı sağlayacağız. PwC ile hazırladığımız İhracatta Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Sektör Raporlarının ilk fazını haziran ayında yayınlayacağız. TİM’e ve ihracat ailesine yakışır, 2 bin 500 kişilik bir kongre merkezi inşa edeceğiz.”
Birlik başkanlarından Gültepe’ye açık destek
Türkiye ihracatının çatı kuruluşu TİM bünyesinde 61 ihracatçı birlik bulunurken, İDDMİB, İHKİB, MİB, OİB, İKMİB, İTHİB, DOAİB başta olmak üzere eski ve yeni birçok birlik başkanı Mustafa Gültepe’ye açık destek verdi. Adaylık konusu çok tartışılan ve son olarak aday olmayacağını açıklayan Ahmet Öksüz de destekleyenler arasında yer aldı.
Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İncetan da Gültepe’nin liderliğine açık destek vererek, ihracat camiasında birlik mesajı verdi. İncetan, “‘İhracatla Yükselen Türkiye’ hedefi, Gültepe döneminde bir slogan olmaktan çıkarak somut adımlarla hayata geçirildi. Mustafa Gültepe’nin yeniden başkan adayı olması, sektörler arası sinerjiyi güçlendirecek ve ihracatın sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacak” dedi.
“Sihirli değneğimiz yok, devlet katkısı kıymetli”
Hedefe gittikleri yolda devlet desteğinin kritik önem taşıdığını dile getiren Mustafa Gültepe, ellerinde sihirli değnek bulunmadığını söyleyerek şöyle devam etti: “Küresel pazarlarda kartlar yeniden dağıtılıp, oyunun kuralları baştan yazılırken ticaret diplomasisini yoğunlaştırmalıyız. En son MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan ile imzalananlar başta olmak üzere AB’nin yaptığı her STA ihracatımız için potansiyel tehdit oluşturuyor. Dolayısıyla Gümrük Birliği anlaşmasının günün koşullarına göre güncellenmesi gerekiyor. Bu konuda ilgili kurumlarımız ve iş dünyamız başta olmak üzere tüm taraflarla güç birliği yapmak durumundayız. Biz de yeni dönemde çok daha proaktif bir yaklaşımla fırsatların peşinden koşacağız.”
İKMİB’in yeni yönetimi Pelister’i desteklemiyor
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçı Birliği’nin (İKMİB) yeni Başkanı İbrahim Vefa Aracı, “İKMİB’de birlik, TİM’de birlik” diyerek Mustafa Gültepe’nin adaylığına tam destek verdi. Bilindiği gibi “Tam zamanı TİM zamanı” mottosuyla TİM adaylığını açıklayan Adil Pelister, iki dönem İKMİB Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştı. Halen TİM Başkan vekilliği ve Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Sektör Konseyi Başkanlığını yürüten Pelister, TİM başkanlık yarışında kendi birliğinin desteğini alamadı.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
