Sevilay ÇOBAN
ABD-İran arasındaki sıcak savaşın fitilini ateşleyen ve sürecin füzelere kadar uzanmasına sebep olayların başlangıcı 28 Aralık 2025’e kadar uzanıyor. İran’da ekonomik sorunlar nedeniyle kepenk kapatan esnafın grevi, bir hafta içinde büyüyerek kapsam değiştirmiş; protestocular ekonomik taleplerin yanı sıra siyasi talepler de dile getirmeye başlamıştı.
O dönem İran halkına hitaben açıklamalar yapan ABD Başkanı Donald Trump, ‘hükümeti devirme’ye çağırırken, protestoculara ’yardım yolda’ demişti. 28 Şubat’ta ABD-İsrail ortaklığında İran’a karşı başlatılan operasyonun düğmesine ise ‘İran’daki mevcut yönetim yapısını değiştirerek bölgedeki Amerikan çıkarlarına daha uygun bir düzen tesis etmek’ ve ‘İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek ve nükleer faaliyetlerini uluslararası denetime tam tabi kılmak’ gerekçeleri ile basılmıştı.
İlk ateşten bu yana geçen 2 ayda ortaya çıkan tabloda ise enerji krizinin ortasında kalan bir dünya ekonomisi ve 8 savaşı sona erdirdiğini iddia ederek Nobel Barış Ödülü’nü hak ettiğini söyleyen Donald Trump’un yapay zekâyla yapılmış Tahran yönetimini hedef alan eli silahlı fotoğrafı oldu. Ateşkes adı altında ‘ne savaş ne barış’ olarak nitelendirilebilecek bir süreçten geçen Tahran ve Washington arasındaki Hürmüz kilidine nükleer düğümü de bağlandı.
Hürmüz’ün ablukası İran ekonomisinin geleceğine dair endişeleri artırırken, ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla İran’a yönelik sert mesajlar verdi. Kendi elinde silah tutan görseli paylaşan Trump, Tahran yönetimini nükleer silahsızlanma anlaşması üzerinden eleştirdi. Trump, paylaşımında “İran bir türlü işleri yoluna koyamıyor. Nükleer silahsızlanma anlaşmasını imzalamayı bilmiyorlar. Yakında akıllanmaları gerekecek” ifadelerini kullandı.
Hava saldırısı seçeneği ablukadan daha riskli
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya aşina ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Trump, İran yönetimini nükleer programından geri adım atmaya zorlamak amacıyla ülkenin petrol gelirlerini ve ekonomik kaynaklarını hedef alan baskıyı sürdürme kararı aldı. Yetkililer, Trump’ın, Tahran’ı uzun süredir reddettiği nükleer tavizleri kabul etmeye zorlamak amacıyla danışmanlarına İran’a yönelik uzun süreli bir abluka için hazırlık yapma talimatı verdiğini belirtti.
Trump’ın yeniden hava saldırılarına başlama ya da çatışmadan tamamen çekilme seçeneklerini, mevcut ablukayı sürdürmeye kıyasla daha riskli bulduğuna işaret eden yetkililer, Trump’ın son görüşmelerde İran’a ait limanlara yönelik deniz trafiğini kısıtlayarak petrol ihracatını baskı altında tutmayı tercih ettiğini aktardı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin “maksimum baskı” kampanyası kapsamında İran’da enflasyonun iki katına çıktığını ve para biriminin hızla değer kaybettiğini belirterek, yaptırımların Tahran’ın petrol gelirleri ile finansal ağları üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi.
İran’da 1 Mayıs halkı sokaklara dökecek mi?
İran’da 2 ayı bulan savaşın yarattığı ekonomik yıkım, Tahran yönetimi üzerindeki iç baskıyı tırmandırıyor. ABD ve İsrail’in İran fabrikalarında yarattığı tahribat ve bu nedenle artan işsizlik oranları, henüz ocak ayında kitlesel protestoların kanla bastırıldığı ülkede halkı yeniden sokağa dökebilecek bir unsur olarak görülüyor.
Muhalif İran diasporasına yakın Iran International’ın haberine göre bazı grupların İşçi Bayramı’nda protesto gösterileri düzenlenmesi çağrıları yapması nedeniyle gözler 1 Mayıs’a çevrilmiş durumda. Halktan sözkonusu çağrıya yanıt geldiği takdirde “protestolara dönüş” yaşanacağı yorumları yapılıyor Tahran’da derinleşen ekonomik kriz ve bir türlü dinmeyen toplumsal huzursuzluk, Washington’da ise Trump yönetimi içindeki çatlaklar tarafları karşılıklı yoklamalarla ilerleyen bir sinir harbine itiyor.
Enerji devlerini acil topladı
ABD’de hızla yükselen yakıt fiyatları, yönetimi harekete geçirdi. Başkan Donald Trump’ın, artan maliyetlerin yarattığı baskı üzerine enerji sektörünün önde gelen temsilcilerini Beyaz Saray’da bir araya getirdiği öne sürüldü. Axios’un aktardığına göre, yönetim ve Cumhuriyetçi üyeler fiyat artışlarının siyasi etkilerine karşı hazırlık yapıyor. Görüşmede, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın enerji piyasalarına etkileri ele alınırken, Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimin petrol ve doğal gaz fiyatlarını yukarı yönlü baskıladığı değerlendiriliyor.
İran’da dolar rekor kırdı
İran’da serbest piyasada işlem gören dolar kuru tarihi zirvesini yeniledi. Doların satış fiyatı 176 bin tümen seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Kurda yaşanan yükselişle birlikte İran’ın ulusal para birimi serbest piyasada en düşük seviyelerine geriledi. ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat öncesinde doların yaklaşık 160 bin tümen seviyesinde işlem gördüğü hatırlandığında, yaklaşık yüzde 10’luk artış kaydetti.
Atışma devam ederken piyasalar sallanıyor
Hürmüz Boğazı’nın süresiz kapalı olabileceği durumu Brent petrolün varil fiyatı 111 doların üzerine çıkardı. Savaşın küresel yansımaları sürerken, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) OPEC’ten ayrıldığını duyurması piyasalarda yeni bir sarsıntı yarattı.
İsrail – ABD görüş ayrılığı itirafı
Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın, İsrail’de iktidardaki Likud partisinin ABD’li destekçileriyle toplantısında, kapalı kapılar ardında yaptığı konuşmaların kaydına ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ve savaş öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun açıklamalarının aksine Haziran 2025›teki 12 gün savaşından sonra Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetlerine tekrar başlamadığını söyleyen Saar, İran’a nükleer programını yer altına taşıma niyetinden dolayı saldırdıklarını savundu. İran›ın savaşın yeniden başlamasını istemediğini belirten Saar, yeni saldırılar konusunda ABD Başkanı Trump ile anlaşmazlıklar yaşadıkları itirafında bulundu, buna karşın ‘büyük resimde’ aynı görüşte olduklarını iddia etti.
Trump portreli pasaportlar geliyor
ABD yönetimi, ülkenin 250. kuruluş yıl dönümünü simgesel adımlarla kutlamaya hazırlanıyor. Dışişleri Bakanlığı, Başkan Donald Trump’ın portresini taşıyan özel tasarım hatıra pasaportların sınırlı sayıda üretileceğini açıkladı. Kutlamalar kapsamında yalnızca pasaport değil, Trump görseli taşıyan hatıra altın paraların da basılacağı açıklandı. Ayrıca banknotlarda Trump’ın imzasına yer verilmesi planlanıyor. Trump’ın imzasının banknotlarda yer alması halinde bu durum, görevdeki bir ABD başkanının imzasının ilk kez resmi para biriminde kullanılması anlamına gelecek.
“Merz, ne konuştuğunu bilmiyor”
Almanya Başbakanı Merz’i eleştiren Trump, Merz’in, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını sorun olarak görmediğini savundu. Trump, “Ne konuştuğunu bilmiyor. Almanya’nın hem ekonomik hem de diğer açılardan bu kadar kötü durumda olmasına şaşmamalı” dedi. Merz, ilk açıklamasında “ABD, İran yönetimi tarafından aşağılanıyor, küçük düşürülüyor” ifadelerini kullanmış, ikinci açıklamasında ise ABD ve İsrail’i İran konusundaki tutumları nedeniyle hayal kırıklığına uğradığını belirtmişti.
İngiltere: Çanı çalmanız yeterli
ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Kralı 3. Charles ile İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme konusunda aynı görüşü paylaştıklarını ifade etti. Trump, iki ülke arasında “ebedi ve olağanüstü” bağ olduğunu, tarihin “Amerikan vatanseverliği ve İngiliz gururunun birleşiminden daha güçlü bir güç görmediğini” belirtti. Trump’ın Avrupa ülkelerine yönelik “Biz olmasaydık Almanca konuşuyor olurdunuz” çıkışına atıfta bulunan Kral Charles, “Biz olmasaydık siz de Fransızca konuşuyor olurdunuz” dedi. Kral Charles, Trump’a oldukça manidar bir hediye de sundu. 1944 yılında, II. Dünya Savaşı sırasında denize indirilen ve ABD Başkanı ile aynı ismi taşıyan ‘HMS Trump’ denizaltısının çanını takdim etti. Charles yine esprili bir dille ekledi: “Ne zaman bize ulaşmak isterseniz, çanı çalmanız yeterli.”
“Deniz kabuklu fotoğrafla tehdit” iddiası
ABD’de eski FBI Direktörü James Comey hakkında, sosyal medyada paylaştığı “86 47” şeklinde dizilmiş deniz kabuğu fotoğrafı üzerinden ABD Başkanı Donald Trump’ı tehdit ettiği gerekçesiyle ABD Adalet Bakanlığına bağlı federal savcılar tarafından iddianame hazırlandı. ”86 47” şeklinde dizilmiş deniz kabuğu fotoğraflı paylaşım, “86”nın “bir şeyi ya da birini ortadan kaldırmakla” ilişkilendirilmesi, “47”nin ise ABD’nin 47. başkanı olan Donald Trump’a gönderme olarak değerlendirilmesi nedeniyle “zarar verme niyetinin ciddi bir ifadesi” olarak yorumlandı.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
