Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Fenerbahçe deplasmanında 3-2 mağlup olan Çaykur Rize spor‘un teknik direktörü İlhan Palut, takımının iyi bir futbol oynadığını, bu futbolu kalan haftalarda da sürdürmek istediklerini söyledi.
Rakibin kadrosunu tahmin etmenin zor olduğunun altını çizen Palut, “Maçtan 1 saat önce kadrolar açıklandığında bu dizilişe karşı çalışmaları hatırlatıp sahaya çıktık. Maç planımıza uygun oynandı. Duran toplar haricinde pozisyon vermedik. 2 gol attık, bir gol daha bulabilirdik. Fenerbahçe’nin ilk yarıda bir ofsayttan iptal edilen golü var bir de penaltı pozisyonu var. Ancak burada bir kırmızı kart gördük. Bizim için ikinci yarı öncesinde en kötü senaryoydu.” ifadelerini kullandı.
Takımın 5-3 dizilişine geçemeden golü yediklerini vurgulayan Palut, şöyle devam etti:
“Üçüncü golü son dakikada yesek de Fenerbahçe’nin arada direkten dönen gol olabilecek pozisyonları vardı. 3-2 olduktan sonra takımım gol atmak için saldırmaya başladı. Bir şut attık, Akintola’yla bir pozisyona girdik, Kaleci hariç 8 kişiyle puanı zorlamamız pozitif görüntülerdi. Oyuncularımı gerçekten tebrik ediyorum. ‘Bugünün galibi bizdik.’ gibi arabesk noktalara girecek değilim. Oyuncularım 11’e 11 iken ve 11’e 9 iken gerekeni yaptılar. Bizim için şu anda aslolan istikrarı yakalamak. Bu oyun bizim için bir mihenk taşı olmalı. Bu mücadeleyi rakip fark etmeksizin gösterebilmeli, bu konsantrasyonda olmalıyız. Oyuncularımı tekrar tebrik ediyorum.”
“Hakem kararları cesurdu, çok cesurdu”
Çaykur Rize spor Başkan Vekili Adnan Er’in takımı sahadan çekmeye yönelik açıklamalarıyla ilgili konuşan Palut, şöyle devam etti:
“Benim tasarrufum 10 kişi kaldığımızda neler yapabiliriz, 9 kişi kalınca neler yapabiliriz şeklindedir. Algıyı çok iyi beceren spor adamları var. Kazanınca sempatik olan, kaybettiğinde bunun tam tersi görünen antrenörlerimiz de var. Ben böyle yapmak istemiyorum, sadece oynattığım futbolla gündeme gelmek istiyorum. Başkan Vekilimizin açıklaması, yönetimimizin tasarrufudur. Ben sadece 3-2 iken bir gol daha atabilir miyiz düşüncesindeydim.”

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
