İran Meclisi Başkan Yardımcısı Hamid Rıza Hacıbabayi, Loristan eyaletinde katıldığı bir programda ABD ile yaşanan gerilim, Washington yönetiminin ateşkesi uzatma talebi ve Hürmüz Boğazı’nın stratejik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Askeri yöntemler sonuç vermedi
Hacıbabayi, İran’a yönelik askeri seçeneklerin etkisiz kaldığını belirterek, “Düşman, askeri yolla İran’a karşı zafer kazanamayacağını bildiği için ülke içinde ayrılık oluşturmayı ve iç savaş çıkarmayı hedefledi. Ancak bu plan ters tepti. İran milleti sahada tek vücut oldu. Yaklaşık 90 milyon İranlı, farklı görüş ve eğilimlere rağmen yan yana durarak ulusal birlik sergiledi ve bu sayede düşmanın planları sonuçsuz kaldı” dedi.
ABD’nin ateşkes talebine tepki
ABD’nin yenilgiyi kabul etmeden yürütülecek herhangi bir müzakerenin mümkün olmadığını dile getiren Hacıbabayi, “ABD’nin üstün konumdan dayattığı hiçbir müzakere kabul edilemez. Nitekim dini lider, millet ve yetkililer ABD’nin aşırı taleplerine hep birlikte ‘hayır’ dedi. Bu kararlı duruşun ardından dün tehdit dili kullanan ABD bugün tek taraflı olarak ateşkesin uzatılmasını talep eder hale geldi. Zira tehdit ve baskı dili kullanan bir ülke, eninde sonunda geri adım atmak zorunda kalır. ABD’nin ateşkesi uzatma talebi de bunun açık bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı mesajı
Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün İran açısından önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Hacıbabayi, “Hürmüz Boğazı İran milletine aittir ve bu konuda hiç kimsenin başkalarıyla müzakere etme hakkı yoktur. ABD korku nedeniyle gemilerini 200 kilometre geri çekti. Şu ana kadar da ihlalde bulunan 2 gemiye el koyduk ve gerekirse bu sayı artacaktır. ABD’nin bu tutumunu sürdürmesi halinde boğazdan hiçbir geminin geçişine izin verilmeyecektir. Bizim herhangi bir müzakere sürecimiz yok, aksine taleplerimiz var. Hürmüz Boğazı’nı kullanan tüm gemiler, geçiş ücretlerini İran milletine riyal üzerinden ödemelidir. Bu kapsamda Hürmüz Boğazı’ndan elde edilen ilk gelir de Merkez Bankası hesabına yatırıldı” diye konuştu.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
