Geçtiğimiz günlerde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sınırları içerisinde 1974’ten bu yana meydana gelen en büyük yangın gerçekleşmişti. Limasol’un dağlık kesimlerinde başlayan yangından 15 köy etkilenirken 20 ev tamamen küle döndü.
KIBRISLI TÜRKLER’İN YARDIMINI İSTEMEDİLER
Yangını söndürmek için Mısır, Ürdün, Yunanistan ve İsrail’den uçaklar adaya gelirken KKTC de yangın söndürme çalışmalarına katılma teklifinde bulunmuştu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu teklifi hükümet tarafından reddedilmişti. Bu karar adanın Rum tarafını ikiye böldü.
SİYASET DEĞİL İŞ BİRLİĞİ ÖNE ÇIKMALI
Yeni Kıbrıslı Derneği (New Cypriot Association) yaptığı açıklamada, Türk tarafının sunduğu yardımın reddedilmesini kabul edilemez bir siyasi tavır olarak nitelendirdi. Dernek, bu kararın yangınla mücadelede kritik zaman ve kaynak kaybına yol açtığını, can ve mal güvenliğini tehlikeye attığını savundu.
“İnsanlık, dayanışma ve akıl galip gelmeli” çağrısında bulunan dernek, böyle zamanlarda siyasetin değil, iş birliğinin öne çıkması gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Afet anlarında birlikte hareket etmek sadece zorunluluk değil, aynı zamanda güveni yeniden inşa etmenin de yoludur” denildi.
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman da yangın bölgesinden yaptığı açıklamada, “Şimdi dayanışma zamanı, yardıma hazırız” ifadeleriyle Türk tarafının niyetini ortaya koydu.
RUM YÖNETİMİ’NDEN NET BİR AÇIKLAMA GELMEDİ
Rum yönetimi, Türk tarafının yardım teklifini neden geri çevirdiğine dair kamuoyuna net bir açıklama yapmazken, karar özellikle yangınların yoğunlaştığı dağlık bölgelerdeki müdahale yetersizlikleriyle birlikte toplumda tartışma konusu oldu.
Başkan Nikos Christodoulides’in talimatıyla yangınlara müdahale süreciyle ilgili geniş kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Bu süreçte, Türk tarafının yardım teklifinin reddedilmesi kararının da masaya yatırılması bekleniyor.
patronlardunyasi.com

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
