Prestijli bilim dergisi Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS)’ta yayımlanan çalışmada, düşük toksisiteyle elde edilen kalıcı sonuçların, pankreas kanseri tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği belirtildi.
Araştırmada, pankreas kanserinin biyolojik motoru olarak kabul edilen KRAS onkogeninin baskılanmasının yanı sıra, tümörün büyümesi ve sinyal iletiminde kritik rol oynayan EGFR ve STAT3 proteinlerinin eş zamanlı olarak inhibe edildiği aktarıldı. Üçlü kombinasyonun, kanser hücrelerinin direnç geliştirme mekanizmalarını devre dışı bıraktığı kaydedildi.
Deneyler kapsamında, insan pankreas tümörleri nakledilen hayvan modellerinde uygulanan tedavinin ardından tümörlerin tamamen yok olduğu gözlemlendi. Tedavi sonrasında geçen 200 gün boyunca hastalığın yeniden ortaya çıkmadığı, ayrıca ciddi bir yan etki ya da toksisiteye rastlanmadığı bildirildi.

Çalışmanın CRIS Cancer Foundation desteğiyle yürütüldüğü belirtilirken, Dr. Mariano Barbacid sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, deneysel modellerde ilk kez pankreas kanserine karşı tam, kalıcı ve düşük toksisiteli bir yanıt elde edildiğini ifade etti. Barbacid, buna karşın insan tümörlerinin biyolojik açıdan daha karmaşık yapıya sahip olduğuna dikkati çekerek, klinik uygulamalara geçilmeden önce daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Araştırma ekibinin, farklı genetik mutasyonlara sahip tümörler ve metastatik pankreas kanseri vakaları üzerinde çalışmaları genişletmeyi planladığı bildirildi.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
