ABD Başkanı Donald Trump‘ın, İran’ın petrol kaynaklarına yönelik dikkat çeken açıklamaları, Orta Doğu’daki gerilimde yeni bir tartışma başlattı. Trump, İran’ın ana ihracat noktalarından biri olan Hark Adası’nın kontrol altına alınmasının seçenekler arasında bulunduğunu ifade etti.
Financial Times’a verdiği röportajda Trump, İran’ın petrolüne yönelik doğrudan hedefini dile getirerek, “Dürüst olmak gerekirse, en çok istediğim şey İran’daki petrolü almak ama ABD’de bazı aptal insanlar ‘bunu neden yapıyorsun?’ diyor. Ama onlar aptal insanlar.” ifadelerini kullandı.
Trump, bu yaklaşımı daha önce Venezuela örneğiyle kıyasladığını da belirtti.
ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırdığı bir dönemde konuşan Trump, “Belki Hark Adası’nı alırız, belki almayız. Çok fazla seçeneğimiz var. Ayrıca bu, bir süre orada bulunmamız gerektiği anlamına gelir.” dedi.
İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünün bu ada üzerinden gerçekleştiği bilinirken, böyle bir adımın hem ekonomik hem de askeri açıdan önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
Trump ayrıca, adadaki savunmaya ilişkin, “Herhangi bir savunmaları olduğunu sanmıyorum. Çok kolay alabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Dolaylı görüşmeler sürüyor
Öte yandan Trump, Pakistan üzerinden yürütülen dolaylı temasların olumlu ilerlediğine işaret etti. Sürece ilişkin, “Yaklaşık 3 bin hedefimiz kaldı, 13 bin hedefi bombaladık ve birkaç bin hedef daha var. Bir anlaşma oldukça hızlı yapılabilir” ifadelerini kullandı.
Trump, Hürmüz Boğazı’ndan tanker geçişlerine ilişkin olarak da (“ABD’ye hediye olarak” Pakistan bayraklı 10 tankerin geçirilmesi) Bize 10 tane verdiler. Şimdi 20 tane veriyorlar ve 20’si de yola çıktı, Boğaz’ın tam ortasından gidiyorlar” dedi.
Müzakere süreci tartışmalı
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın tanker geçişlerine onay verdiğini öne süren Trump, “Gemileri bana o onayladı. ‘Bize hediye veriyorlar’ dediğimde herkes ‘Ne hediyesi? Saçmalık’ diyordu. Bunu duyunca sustular ve müzakereler çok iyi gidiyor.” ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca İran’da “rejim değişikliği” yaşandığını savunarak, mevcut muhataplarını “çok profesyonel” olarak nitelendirdi.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
