GLP-1 sınıfı ilaçlar (zayıflama iğneleri) son dönemde obezite ve kilo yönetiminde yaygın biçimde kullanılmaya başlandı. Ancak toplumda en büyük endişelerden biri “ilaç bırakılınca kilonun hızla geri geleceği” düşüncesi. Veri analitiği şirketi nference tarafından yapılan yeni bir analiz, bu kaygıya daha dengeli bir yanıt veriyor: Tedaviyi kesen herkes kilo almıyor; hatta önemli bir kesim kilosunu koruyabiliyor veya kilo vermeye devam edebiliyor.
Semaglutid sonrası 6 aylık tablo
Analize göre semaglutid kullanıp daha sonra tedaviyi bırakan 2 bin 567 hastanın 6 ay sonraki durumları şöyle:
– Yüzde 33’ü kilo aldı
– Yüzde 32’si kilosunu korudu
– Yüzde 35’i kilo vermeye devam etti
Tüm hastaların kilo değişimleri küçükten büyüğe sıralandığında değişimin yüzde 0 olması, toplam tabloda ciddi bir geri dönüş olmadığını gösterdi.
Tirzepatid kullanıp tedaviyi bırakan 1615 hastada ise 6 ay sonunda şu verilere ulaşıldı:
– Yüzde 28’i kilo aldı
– Yüzde 36’sı kilosunu korudu
– Yüzde 36’sı kilo vermeyi sürdürdü
Bu grup, kilo alma oranının semaglutide kıyasla biraz daha düşük olabileceğine işaret etti.
Yapay zekâ ile gerçek yaşam verisi analizi
Çalışma, 14 milyon hekim notu ve 15 milyon klinik veri girdisi üzerinden, 135 binden fazla hastanın verisinin yapay zekâ ile analiz edilmesine dayanıyor. Teknik notlara göre, tedaviyi bıraktıktan sonraki 6 ay içinde yüzde 5 ve üzeri anlamlı kilo artışı yaşamayanların çoğunlukta olduğu belirtiliyor. Takip süresi 18 aya uzadığında da bazı hastalarda kilo kontrolünün sürdüğü görülüyor.
Egzersiz, başarı ihtimalini ikiye katlıyor
Araştırmacılar, kalıcı başarının anahtarının yalnızca ilaç değil, ilaç sürecinde kazanılan yaşam tarzı alışkanlıkları olduğunu vurguluyor. Son reçeteden sonra egzersiz danışmanlığı alanların, almayanlara göre kilosunu koruma olasılığı iki kat daha yüksek.
Neden önemli?
Bu bulgular, “İlaç kesilince kilo mutlaka geri gelir” endişesini yumuşatıyor. nference ekibi, gerçek yaşam verilerinin hangi hastaların tedaviyi güvenle bırakabileceği, kimlerin aralıklı kullanım veya yeniden başlama ile yönetilebileceği ve kimlerin uzun süreli tedaviye ihtiyaç duyabileceği konusunda yol gösterici olabileceğini belirtiyor.

Dört duvar arasına sıkışan, bilgisayarla yaşayan, e-postalar ile boğuşan beyaz yakalıların dünyası.
